Plastiksiz Temmuz ayına hoş geldiniz! Evet Temmuz ayına böyle bir anlam yüklüyor artık dünya. Plastic Free July! Nasıl yani?

Plastik doğada 600 yıl boyunca yok olmuyor. Bunu duymuş muydunuz? Peki, devam edelim. Plastik atıklar okyanusları kirletiyor, doğanın dengesini bozuyor, canlılar ölüyor. Yakın zamanda dünyanın en derin çukuruna inerek rekor kıran Amerikalı kaşif Victor Vescovo çukurun dibinde dahi plastiğe rastladı. Bunları da duydunuz mu? Evet muhtemelen duydunuz, hepimizin bir şekilde kulağına çalınan bilgiler. Şimdi tekrar okurken de bir anlık kaygı duyuyorsunuz. Peki sonrası? Ben ne yapabilirim ki diyorsunuz? Okyanuslara açılıp plastik mi temizlemeli? Şu sıcak İstanbul Temmuz’unda fena fikir değil. Serin dalgalı bir okyanus yolculuğu Kaptan Ahab gibi… Ama bu biraz büyük bir talep olurdu öyle değil mi? Bu kadar büyük düşünmeden de Kaptan Ahab’ın kaybolduğu o uçsuz bucaksız okyanuslar için hem de geleceğimiz için bir şeyler yapabiliriz. Farkındalık kampanyaları bunun için var. Plastic Free July gibi. Ayrıntılara gelmeden önce Dünya’da ve Türkiye’de biriken plastik çöp oranlarını verelim.

ABD’li sanatçı Angela Haseltine Pozzi’nin plastik atıklardan ürettiği balık heykeli
Kaynak: Shutterstock

Birleşmiş Milletler’in yayınladığı rapora göre plastik kullanma alışkanlığımız böyle devam ederse 2050’de çöplerde ve ekosistem alanlarında 12 milyar ton plastik şişe olacağı öngörülüyor ve bu da deniz kuşlarının yüzde 99’unun kullanılmış plastik yutacağı anlamına geliyor. Aynı raporda plastik atıklarının geri dönüm oranları da var. Orada da durum iç açıcı değil. Atıkların yalnızca yüzde 9’u geri dönüşüme kazandırılırken yüzde 79’u doğada yok olmayı bekliyor. Tüm bu plastiğin temizlenme masrafı rakamlarını duydunuz mu? Sadece Avrupa kıyılarının temizlenmesi için 740 milyon dolar harcanıyor.

Peki Türkiye’de durum ne? Düne göre daha kötü. Çünkü Uzak Doğu’daki ithalat kısıtlamaları sebebiyle ABD, Almanya ve Birleşik Krallık ihracatlarını Türkiye’ye ve Akdeniz’e kaydırmış durumda. Greenpeace Akdeniz’in Nisan plastik ithalat raporuna göre Türkiye’nin aylık plastik ithalatı 2016’da 4 bin ton iken 2018’de 33 bin ton olmuş durumda. Yani sonuç olarak dünyamız ve yaşadığımız ülkenin geleceği için plastik üretimini azaltmak artık öncelikli bir tutum olmak zorunda. Dolayısıyla Plastic Free July kampanyasının bizlere önerdiklerine kulak kabartmalıyız. Şimdi kampanyanın nasıl başladığını inceleyelim ve içeriği hakkında bilgi verelim.

Hikayenin başlangıcı Avustralya’ya uzanıyor. Avustralya’nın Perth bölgesindeki Batı Metropoliten Kurulu (Western Metropolitan Regional Council, WMRC) 2011 yılında yerel banliyölerde plastik kullanımı konusunda dikkat çekmek amacıyla Plastic Free July isminde bir kampanya başlattı. Kampanya daha sonra tüm Avustralya’ya ve oradan tüm dünyaya yayıldı. Bugün ise Plastic Free July’nin internet sitesindeki rakamlara bakılırsa 170 milyon insan kampanyaya destek veriyor.

Ne amaçlıyor peki?

Bu isimle açılmış internet sitesinde çokça bilgi mevcut. Kampanya gündelik hayatta, iş hayatında, okulda, etkinliklerde plastik kullanımını azaltmak için önerilerde bulunuyor. İnsanları tek kullanımlık plastik kullanımını azalttıkları ‘challenge’lara davet ediyor. Tüm bu kampanya ve bilgiler ışığında en azından kişisel olarak ne yapabiliriz konusunda bilgi verelim:

  • Markete giderken poşet yerine bez çanta kullanılabilirsiniz. (Farklı baskılara sahip  kişisel bir bez çanta ile cool görünebilirsiniz.)
  • Yemekleri cam şişede saklayabilirsiniz. (Böylece dondurma kutusunun içinden dolma çıkma riskinden de kurtulmuş oluyorsunuz.)
  • Yemek söylerken dışardan plastik kaşık çatal getirmeyin diyebilirsiniz. (O çatal bıçağı kullanarak yemek yiyebilen var mı zaten merak konusu.)
  • Plastik bir şişe almak yerine matara taşıyabilirsiniz. (Soğuğu da muhafaza eder, doldur doldur iç.)

Öncelikle Temmuz ayı ve daha sonra tüm ay ve günlerinizin plastiksiz geçmesi dileğiyle!

Yazı: Kerim Burak Aydın
İllüstrasyon:
İrem Badazlı

Paylaş