“Neden her hafta yeni bir liste yayınlamayalım ki?” diye çıktığımız bu yol bizi nereye götürecek şimdilik bilmiyoruz ama işe en kolayından başladık, etcetera ekibinin son zamanlarda favorisi olan Youtube kanallarını sıralamaya karar verdik. Bizi bir zamanların meşhur klişesi “Ben sadece belgesel falan”dan evdeki televizyon aboneliklerini iptal ettirmeye kadar çok hızlı götüren bu süreçten müthiş bir keyif aldığımızı da itiraf edelim; iyi içerik neredeyse izleyici orada. Youtube’un kısa hikayesine şurada değinmiştik, ona da göz atabilirsiniz.

Tate

İrem: İngiltere’deki Tate Müzeler Kurumu tarafından oluşturulan kanal, dünyanın birçok yerinde farklı metotlarla çalışan, dünyaya farklı pencerelerden bakan sanatçıların bir araya geldiği harika bir platform. Kanal sayesinde zaman zaman sanatçıların stüdyolarına çok uzaklardan misafir olabilmek heyecan verici ve ufuk açan bir aktivite haline geliyor. Çok çeşitli altyazı dil seçenekleriyle anlaşılırlığı kolay ve sanatla ilgilenen insanların ilgisini çekebilecek alternatifler çokça var.

 

Aliki Karkoulia

İrem: Kanal Yunan illüstrasyon sanatçısı Aliki Karkoulia’nın işlerinden oluşuyor. Sanatçının, renk kullanımını ve paletlerini bizimle paylaştığı kanalda konseptler, renkler üzerinden oluşturuluyor. Karkoulia, illüstrasyonlarında portreler, objeler ve gerçek gibi görünen fantastik mekânları resimliyor. Çizim ve renklendirme konusunda kendinize ilham alabileceğiniz paletler için bu kanal eğlenceli ve öğretici olabilir. Sanatçının tasarımlarını; rozet, bez çanta, sticker gibi farklı zeminlere uyarladığı işlerini de kendi sitesinde görebilirsiniz.

 

Kurzgesagt – In a Nutshell

Merve: Ayda 1 video paylaşan kanal, iyimser nihilizm (optimistic nihilizm) yaklaşımı ile bilimsel videolar üretiyor. Bu videoların tümü animasyon. After Efects ve Illustrator ile hazırlanan videoları genç bir Alman ekip yapıyor ve yayınlıyor.

 

Triple J

Ezgi: Benim favorim, egosentrik ve kıskançlık krizleriyle dolu müzik dünyamıza barış ve sevgi getiren sevgili Triple J. Müzisyenlerin birbirlerinin şarkılarını kendi tarzlarında yeniden yorumladıkları ve genellikle yeni yorumların eskilerinden daha lezzetli olduğu bu keyifli kanal, hali hazırda bulunan müzik kütüphanenizi yeni hazlarla dolduracak söz veriyorum.

Mesela sevgili Meg Mac’in Tame Impala’nın Let It Happen’ına yaptıklarına gelin bi yakından bakalım:

 

Vox

Burcu: Son zamanlarda Netflix’te çerez gibi tüketilen “Explained” serisiyle ülkemizdeki bilinirliği daha da artan Vox, her ne kadar dünya siyaseti ve gündem hakkında ürettiği içeriklerle bir “hater” kitlesi oluşturmaya başladıysa da, video içerik üretimine getirdikleri bakış açısının çok şeyi değiştirdiğini düşünüyorum. Norveç’teki hapishanelerden disko müziğininin tarihine; kedilerin dört ayak üzerine düşmesinin ardında yatan sırdan keşişlerin saç kesim modellerine kadar hiç ihtiyacımız olmadığını düşündüğümüz bilgilerle dolu içerikleri benim için tam da Youtube kültürünün bir özeti. Favori oynatma listem ise müzik tarihi ve teknolojileri üzerine detaylı analizleriyle Vox Earworm.

 

 

Kültür Tarihi

Burak: Her konuda bilgi sahibi olan televizyonların vazgeçilmez starları akademisyenlere alternatif arayanlar “Kültür Tarihi” kanalını takip edebilir. Kültür tarihi kanalında, akademisyenler veya alanında uzman insanlar Avrupa’daki veba salgınından Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesine, İstanbul’un sokak köpeklerinden Shakespeare eserlerine pek çok konuyu ele alıyor.

 

Kutsal Motor

Tayfun: Özelde sinema, genelde kültürü kapsayan her türlü ögeyi lime lime eden, popülerin yanında kalburüstü olana da sarılan, ele alan Kutsal Motor kanalı, özellikle sinemaya dair tüm kutsalları alaşağı ediyor. Sinema özelinde konuşulan her bölümde ‘‘İşte şimdi derinleşiyorlar’’ dediğimiz, fakat akabinde tekrar gırgıra vurduklarını gördüğümüz Kutsal Motor ekibi; Utku Ögetürk, Zeynep Ocak, Hasan Cömert ve Kaan Karsan’dan oluşuyor. Kutsal Motor; Kriz Masası, Aşırı Ünlülerle Kısa Görüşmeler, Jeton Düştü gibi farklı bölüm konseptleriyle sinemayla yakından ilgilen herkesi çimdikleyen, fütursuz bir dile sahip.

 

Neyse Ne

Berke: Muazzam sohbetlere seyirci kalıp tek kelime etmek istemeyenler için, yani benim için en azından öyle. Keşfetmemi sağlayan format aslında Loş Sohbet. Yapımcı, yönetmen, oyuncu Caner Özyurtlu ve genelde ahbaplık ilişkisi de kurduğu bir konukla inanılmaz rahat, umursamaz, öylesine muhabbet programı Loş Sohbet. Saniyesinde abone olup sonra hadi yeni muhabbet gelsin diye bekleten kanal. Gayet uzak durulası olduğunu düşündüğüm insanlarla kendimi arkadaş sanmama varan bir yolculuk. Sonrasında Melikşah Altuntaş ile Bazı Nefis Filmler programı sinema insanlığı için kanala giriş yaptı. Bazen tek başına bazen yanına aldığı konukla tematik ya da serbest stil izlenebilecek 10 film önerisi sunuyor. İzlerken bunu hiç duymamıştımlar, vay bu film neymiş dur bakayımlar, festivalde kaçırmıştım dur izleyeyimler havada uçuşuyor. Caner Özyurtlu’nun sunduğu bir diğer format ise Loş Sohbet videolarına gelen yorumların yorumlanması. Kafa dağıtmalık, mevcut gündemden uzaklaşmalık ve yerli yersiz gülmek için takip edilmeli.

 

Paylaş